Soru Detayı
– Peygamberimiz (sav)’ in Kâbe’nin içine girip çıktıktan sonra Hz. Âişe validemize, gördükleri karşısında duyduğu kaygı ve pişmanlıktan dolayı üzüntülü bir şekilde buyurduğu rivayet edilen;
“Ben Kâbe’nin içine girdim. Sonradan öğrendiklerimi başta bilseydim, oraya girmezdim. Gerçekten ümmetimi sıkıntıya sokmaktan korkuyorum.” (Ebu Davud, Menasik, 93)
– Hadisinde yer alan “Öğrendiği ve ümmeti sıkıntıya sokmasına sebep olacak” şeyler nedir?
– Herhangi bir hadisten veya kaynaktan bunlar hakkında bilgi edinebiliyor muyuz?
Değerli kardeşimiz,
Bu hadisin tercümesi şöyledir:
Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah (asm) benim yanımdan neşeli bir surette dışarı çıktı. Sonra çok üzüntülü bir halde bana döndü / geldi ve şöyle dedi:
“Ben Kâbe’nin içine girdim. Fakat eğer sonradan düşündüğüm şeyi önceden düşünseydim oraya girmezdim. Korkarım (bunu yapmakla) ümmetime sıkıntı verdim.”(Ebu Dâvud, Menâsik 94)
Tirmizi’deki ifade daha açıktır ve şöyledir:
“… Keşke bunu yapmasaydım.. Ben benden sonra ümmetimi sıkıntıya sokmaktan endişe ediyorum.”
Tirmizi bu hadis için “Sahih, hasen” demiştir. (Tirmizî, Hacc 45)
– Bu hadiste anlatılan husus şudur:
Peygamberimiz (asm) Hac yaparken bir de Kâbe’nin içine girmiş ve iki rekat namaz kılmıştır. Sonra da bu yaptığından endişe etmiştir. Çünkü, kendisinden sonra ümmeti, onun bu hareketini zorunlu bir görev / vacip kabul edip de kabenin içerisine girmeyi haccın veya umrenin bir menasiki kabul etmekle kendilerini sıkıntıya sokacalarını düşünmüş ve üzülmüştür.
Nitekim, Beytullah’ta namazın / farz ve ya sünnetin kılınıp kılınmayacağı, ayrıca oraya girmenin haccın bir menasiki olup olmadığına dair alimler arasında farklı yorumlar vardır. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 3/466; Tuhfetu’l-Ahvezi, 3/520)
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet