Değerli kardeşimiz,
Bu konuyu sadece tarikata özel olarak algılamamak gerekir. Genel olarak Allah’ın sevgili kullarını dost edinmiş kimseler, o veli olan dostlarının şefaatine mazhar olabilirler. Peygamberler, sıddıklar, âlimler, salihler ve Allah katında değerli olan kimseler, Allah’ın izniyle yakınlarına, dostlarına ve yakından tanıdıklarına şefaat edebilirler. (bk. Gazali, İhya, IV/509)
Bediüzzaman’ın şu sözleri de bu konuda önemli ve müjdeli bir mesaj vermektedir:
“Enbiya ve evliyaya Kur’an’ın tarif ettiği tarzda muhabbetin neticesi: O enbiya ve evliyanın şefaatlerinden berzahta (kabirde), haşirde istifade etmekle beraber, gayet ulvî ve onlara layık makam ve fuyuzattan o muhabbet vasıtasıyla istifaza etmektir.” (Sözler, Otuz İkinci Söz, Altıncı İşaret)
İlave bilgi için tıklayınız:
Hesap gününde mizanında kötülükleri ağır gelen mümin kişi, şefaate nail olabilir mi?..
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet