Soru Detayı
– Bu hadisin orijinal Arapçalarını, sıhhat durumlarını ve kısa açıklamalarını verirseniz memnun olurum:
”Arapları sevin onların bekasını isteyin: Zira onların bekası İslam’ın nuru, son bulmaları karanlığıdır. (Ramuzu’l-Ehadis; Ebu Şeyh, Tabakatü’l-muhaddisin IV, 273; Ebu Nuaym, Ahbaru Isbahan, II, 340)
Değerli kardeşimiz,
Bu hadisin kaynağı için bk. Ebu Nuaym, Ahbaru Isbahan, 2/317.
Arapça metni şöyledir:
أَحِبُّوا الْعَرَبَ، وَبَقَاءَهُمْ فِي الْإِسْلَامِ، وَصَلَاحَهُمْ، فَإِنَّ صَلَاحَهُمْ نُورٌ فِي الْإِسْلَامِ، وَفَسَادَهُمْ ظُلْمَةٌ فِي الْإِسْلَامِ
Bizim anladığımız kadarıyla bu hadisin tercümesi şöyledir:
“Arapları sevin, onların İslam’da bekalarını ve salahlarını (İslam’a göre düzgün bir hayat yaşamalarını) isteyin. Çünkü, onların salahı İslam’da / İslam için bir nurdur, bozulmaları ise İslam’da / İslam için bir karanlıktır.”
– Diğer bazı kaynaklarda (Nushatu Nebit b. Şerit, s.128; el-Camiu’s-sağir ve ziyadatuhu, h. no: 1187) Arapça metin şöyledir:
أحبوا العرب وبقاءهم، فإن بقاءهم نور في الإسلام، وإن فناءهم ظلمة في الإسلام
Türkçesi:
“Arapları sevin ve onların bekalarını isteyin. Çünkü onların bekası İslam’da (İslam için) bir nurdur; onların yok olmaları ise, İslam’da(İslam için)bir karanlıktır.”
– Bu hadis rivayeti zayıftır. (bk. Ebu Şeyh, Tabakatü’l-muhaddisin IV, 273; el-Elbani, Daifu’l-Camii’s-Sağir, hno: 174)
– Konuyla ilgili farklı rivayetlerin hepsinde zayıf ravilerin bulunduğu değişik muhaddisler tarafından ifade edilmiştir. (bk. Silsiletu’l-ahadisi’d-daife, 2/47)
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet